Yazıya gerçek hayattan tanıdık bir durumla başlayalım:
Kurucu, çocuklarının şirketi devam ettirmesini istiyor. Çocuklardan biri şirkette çalışmak istiyor, biri farklı bir meslek seçiyor, diğeri ise şirkette görev almadan ortaklık gelirinden yararlanmak istiyor.
Burada temel soru ortaya çıkıyor:
Aile şirketinde bütün aile üyelerine görev vermek zorunlu mudur?
Dört ayrı rolü açıklayalım:
Bir kişi bu rollerden birini veya birkaçını üstlenebilir. Ancak her rolün hakkı, sorumluluğu ve değerlendirme ölçütü ayrı olmalıdır.
Bu bölümde şu sorunları inceleyelim:
Somut bir Aile Üyesi İstihdam Politikası önerelim:
Blogun en güçlü bölümlerinden biri bu olur:
Bu ayrım yapılmadığında aile üyeleri arasında “Ben daha çok çalışıyorum ama aynı payı alıyoruz” tartışması başlayabilir.
Çalışmayan aile üyesini şirketten tamamen uzaklaştırmak da doğru değildir.
Bu kişilerin;
sağlanmalıdır.
Amaç, herkesi yönetici yapmak değil; bilinçli ortaklar yetiştirmektir.
Yazıya uygulanabilir değer katmak için şu kontrol kutusunu ekleyelim:
Bu sorular aile dışından bir aday için nasıl cevaplanıyorsa, aile üyesi için de aynı açıklıkla cevaplanmalıdır.
Kapanış mesajı şöyle olmalı:
Aile şirketinin devamlılığı, bütün aile üyelerinin aynı binada çalışmasına değil; doğru kişilerin doğru görevlerde bulunmasına ve diğer aile üyelerinin bilinçli ortaklar olarak hazırlanmasına bağlıdır.
Danışmanlık çağrısını da satış baskısı oluşturmadan şöyle bağlayabiliriz:
Aile üyelerinin şirketteki görevleri, yetkileri, ücretleri ve ortaklık hakları birbirine karışıyorsa sorun kişilerde değil, henüz kurulmamış olan yönetim sisteminde olabilir.
Şirketinizde Kaos Var mı? Yönetimsel Kaosun Sessiz İşaretleri ve Kaostan Sisteme Geçiş
Aile işletmelerinin sadece %30'u ikinci kuşağa ulaşabiliyor. Kurumsallaşmanın neden hayatta kalmanın anahtarı olduğunu araştırma verileriyle inceliyoruz.
Yorumlar